Gözler ve Frekanslar

Gözler ve Frekanslar
Gözlerinizin görebildiğinizi sandığınızdan daha fazlasını görebildiği biliyor muydunuz ?
Gözler baktığı her şeyin frekansını okuyabilir.
Kendi evinizi düşünün, bazen evdeki enerji çok yüksektir, eşyalar daha farklı görünür, her şey parlaktır.
Ve bazen de aynı eşyalar birden çok eski püskü, değersiz ve gri renk bir hal alır.
Bu gördüğünüz frekans farkıdır.
Tuhaf olan kameralarla çektiğimiz resimlerde dahi bu enerjinin gözlere akması.
Enerjinizin düşük ve yüksek olduğu iki resim alın kıyaslayın.
Farklı ışık kümeleri göreceksiniz. Çakraları tam ve sağlıklı çalışan bir insan gökkuşağının 7 rengi gibi tüm renk skalasını yansıttığından çok parlak ve renkli görünür. Düz bir t-shirt giymiş olsa dahi !
Gözler gözle görülemediği iddia edilen frekansları görebilir. 
Bu mantıkla kızılötesi ve morötesi ışınları da algılayabilir.
Işık varlıkların hologramlarını okuyabilir. Okuyamadığını zanneden zihnimizdir.
Zihin görmek için daima elma gibi bir cisim görmesi gerektiğini düşünür.
Cisimleşme yoksa görüntü sinyalini kapatır.
Okumak isteyenler için farklı ve renkli frekanslar her zaman mevcuttur.
 

Peki frekansı ne yükseltir ?

 

-Su ve Ateş Elementi ile Temizlik

-Ses terapisi ile temizlik

-Dualar ve Arınma (Kalp temizliği)

-Çamur banyosu ve toprak elementi ile temizlik

-Kristaller ve ışık ile temizlik

-Meditasyon ve Sessizlik (Boş zihin)

 
Göz Testi :
Çoğumuz frekansı düşüren konulara çok hakimiz, bize neyin iyi gelmediğini bir çok kez deneyimledik.
Ancak bize neyin iyi geldiği konularına hala odaklanamadık.
 
Şimdi lüx ve boş bir oda hayal edin. Bu odada basit bir gözlem yapalım.
2 kişi bu odada 1 saat boyunca tartışsın, birbirine kırıcı sözler söylesin, dedikodu yapsın, pişmanlıklarını hatırlasın, karşı tarafı suçlasın, geçmişe gitsin, içinden çıkamadığı durumları hatırlasın ve yine çıkamasın.
Şimdi hayalimizde bu iki kişiyi 1 saat sonra odadan dışarı alalım ve sadece gözlerimizle frekansı okuyalım.
Bilge gözler ! 
Şimdi de bir köy evi hayal edelim. Bu basit ama doğa ile iletişime mesafe çizmemiş köy evinde birbirini seven iki dost buluşsun, hasret gidersin, birbirbirlerini ne kadar sevdiklerini ifade etsinler, komik anılar paylaşsınlar, gülmekten yerde yuvarlansınlar. Şimdi yine hayalimizde bu iki kişiyi 1 saat sonra bulundukları odadan dışarı alalım ve gözlerimizle frekansı okuyalım.
Finalde en önemli kısım 1. oda ve 2. odanın anlık ekran görüntülerini zihnimizde yanyana getirip kıyaslamak.
En net veriler kıyas halinde beliriyor.
 
Sosyal medya üzerinden frekans ölçümünü gözlerimizle her gün yapmaktayız.
Enerjisi yüksek ünlü bir kişinin profilinde dolaşırken aslında beğendiğimiz şey onların ışığıdır.
Onların pahalı eşyaları değildir. Tabi değerli eşyalar kendilerini değerli hissedenlere gider, o ayrı.
Ancak gözlerimiz her gün ve her zaman frekans ölçebilmekte.
 
Su- Ateş ve Ses ile Temizlik :
 
Bir gün projesi yeni tamamlanmış bir otele beni davet ettiler. Odaları, spa merkezini, restaurantları dolaştık. Son olarak aklımdaki seminerler için toplantı odalarını da görmek istediğimi söyledim. Büyük toplantı odalarını dolaştık ve küçük bir odaya geldik. Odanın enerjisine bayıldım. Burası çok farklı dedim. Evet Demet Hanım, çünkü bu oda hiç kullanılmadı dediler !!!
Odada öyle muazzam bir sessizlik, öyle temiz bir enerji vardı ki diğer odalar daha lüx ve geniş olduğu halde olumlu frekans skalasından çoktan çıkmıştı. Otellere çok karmik enerjilerde ve farklı realitelerde çeşit çeşit insan geliyor. Bu sebeple otellerde su elementi ile temizlik çok önemli ancak yetmiyor. Ateş elementi ile tütsü yakmak da çok faydalı olurdu… Bazı ses frekansları da odanın enerjisini temizliyor.
Şifa seminerlerinden önce toplantı salonunun köşelerine giderek alkış gibi ellerimizi çırpardık ve doğru ve tok ses tonu gelene kadar devam ederdik. Şifa çalışmasının yapıldığı alan da şifalandırmayı yapan kişinin alanı kadar önemli. Seminer biterken tüm grup çember halinde elele tutuşur ve bu şekilde 70 kadar kişi hep birden “AAAOOOMMM” sesini çıkarırdık. Bu şekilde bir sürü dramatik enerjileri bedenimizden attığımız odanın enerjisinin temizlendiğimizi söyleyebiliriz. Bu seslendirme bittiği an odada saf bir alan ve pür bir sessizlik oluşurdu. Bu mantıkla gittiğimiz her mekanın enerjisini temiz tutmaktan sorumluyuz !
 
Feng Shui’ nin (ateş, su,toprak, hava, metal) element esaslı mekan tasarımlarını da ciddiye alabilirsiniz.
 
Toz kötü frekanstır. Yaşamınızdaki hareketsizliği ve durağanlığı temsil eder. 
Temizlik yapmak hayatınıza yeniden hareket-bereket katacaktır.
 
Kuran ve Dua ile Temizlik :
 
Hayatımda son günlerde tanık olduğum en yüksek frekansı kendi evimde deneyimledim.
Farkındalık düzeyim standart bir insana göre yüksek olabilir.
Sebebi farkında olmak istemem…
Sürekli deney ve gözlem halindeyim ve aslında eğleniyorum.
Nötr (sıfırlanmış) bir alan tutup hiçbir şeyi yargılamadan sürekli yaşamın kodlarını test ederek kendimce hayatı kavramaya çalışıp, sonra da size aktarıyorum : )
Bu da seçim meselesi, bu hayat düz mantık da yaşanabilir…
Bu nötr çalışmalarımın arasında Kuran ayetleri ile çalışmak ve ayetlerin açtığı frekansı algılayıp deneyimlemek hayatımda üst sıralarda yer alıyor. İnsanların Kuran’a karşı bu kadar önyargılı olması bende hem derin bir yara oluşturuyor hem de Kuran’ın öz değerini açığa çıkarmak gibi içimde bir misyon oluşturuyor.
Kuranda her duanın açtığı kanal çok farklı ve hepsi mekanın rengini farklı şekillere boyuyor.
Gerek durugörü ile gerek yaşanmışlık kayıtları ile bir yığın deneyimim mevcut.
Denemek ve gerçekliğe şahitlik getirmek, içi boş bir inançtan daha kuvvetli bir sinyal yayar.
Bu sebeple herkese her şeyi denemelerini tavsiye ediyorum.
Hayatı ideolojik olarak bir yere kadar tanımlarız …
Konumuza dönecek olursak, bir pazar akşamı Arapça harfleri öğrenmeye başladım ve hafıza teknikleri ile yarım saatte harfleri öğrendim. Elif, Be(bek), Te(ncere), Se(pet)… 
Biraz da Kuran okudum. Sabah oldu işe gittim, akşam oldu eve geldim, kapıyı bir açtım, eve bir haller olmuş.
Ev aynı ev ama aynı ev değil… Işık saçıyor ! Gözlerime inanamadım !
Konumuz gözler miydi ; )
 
Bu arada esma çalışanlar için arındırıcı dua : Ya Kuddüs. 1000 tekrar.
Hem kalp hem mekan arınıyor.
Göz’lemleyin.
 
Yine dualar ile yaratıcının merhameti ve ihsanı ile buluştuğumuzda her kalp yumuşar ve arınır.
En son bu şekilde ne zaman dua ettiniz ?
 
Çamur Banyosu ve Toprak ile Temizlik :
 
Bu başlığı atarken aklıma teyemmüm abdesti geldi.
Su bulamadığında eli-yüzü-kolları toprak ile sıvazlamak.
Toprak nasıl oluyor da temizlik yapıyor ?
Toprak bedendeki elektriği topraklayarak aurayı sıfırlıyor.
Frekansınızı yükseltmek için auranızı toprak ile tazelemek isterseniz temiz ve mineralli bir toprağı çamurlaştırarak bedeninize sürüp kurumasını bekleyin.
Hem arınma banyosu hem de mineral deposu …
İşlem tamamlanınca aradaki frekans farkını gözlerinizle mutlaka okuyun.
Böyle bir mineralli toprağı Almanya’dan getirtmiştim.
İsteyenler mesaj atabilir.
 
Kristaller ve Işık ile temizlik:
 
Toprak ana ne ilginç. 
Fosilleşip içinden rengarenk ışıklar saçan taşlar çıkarıyor, üstelik hepsinin mineral yükü farklı.
Ve hepsi farklı bir frekansa denk düşüyor.
Kristallerle çalışacaksanız niyet enerjisi ile de çalışmanızı öneriririm.
Doğayı temel alan ve gözlemleyen şamanlar şüphesiz kristallere en çok değer veren insanlar.
Evinizde enerjisi en ağır köşeyi seçin ve bu frekansı arındırmaya niyet edin.
Dilerseniz biraz temizlik yapıp, meditasyon müziği açıp tütsü de yakabilirsiniz.
Sonrasında bir kristal alıp evinizi arındırma niyetiyle evin bu köşesine koyun, ertesi gün aynı köşeye tekrar bakın.
Gözlerinizle frekans farkını okuyabilecek misiniz bakalım ?
 
2. aşama ise ışık varlıklar ile iletişime geçerek ve mekana (yada bedeninize) davet ederek arındırma talep etmek.
Çok başlangıç aşamasındaysanız bu biraz ileri düzey kalabilir.
Üstelik henüz Var’lıkların Var’lığını sorgulama aşamasındaysanız …
 
Meditasyon ve Sessizlik ile Temizlik :
 
Şimdi size çok kolay bir meditasyon formülü :
En rahat kıyafetlerimizi giyip sessiz bir odada gözlerimizi kapatıp oturuyoruz.
(Tabi uygunsa ılık bir duş alıp gevşemek çok daha kolaylaştırıcı olurdu. )
Ve zihni boşaltmaya niyet ediyoruz.
Sonra oturup bekliyoruz. Bir süre sonra aklımıza bir düşünce geliyor. Sorun yok. Gitmesine izin verip yine zihni boşaltıp bekliyoruz. İkinci düşünce geliyor. Peki, tamam bunun da gitmesine izin veriyoruz.
Derken 2 düşünce arasındaki mesafe gitgide genişliyor. Gitgide daha az düşünce geliyor.
Çünkü 2 düşünce arasında zihin boş. Maksat bu boşluğu çoğaltmak.
Gök gürlerken önce ışığı görür sonra sesi bekleriz. İşte bu görüntü ve ses arasında beklerken zihin durur.
Bunun gibi…
Meditasyondan sonra zihin fonksiyonlarınızın kalitesi arttığından gözlerinizi açtığınızda daha farklı bir frekans ile karşılaşabilirsiniz.
Beta ( günlük yaşam ve kontrol) frekansından ne kadar çok alfa (ilahi akış ve teslimiyet) frekansına geçersek değişim o kadar gözle görülür hale gelir.
 
Frekansımızı düşürenler :
 
Frekanslarımızda bu denli fark yaratan ise yaşanmışlıklarımızdır.
Olumsuz düşünceler ve karamsarlık, karanlık renkleri taşıyan bedensiz varlıkların frekansını temsil eder.
Korku (ilahi akışta olmama), öfke, nefret, kıskançlık, pişmanlık, acı, keder, dedikodu, ihanet gibi deneyimler bizi düşük bir frekansa taşır. Bebeklerin enerjisinin daima yüksek frekansta olmasının nedeni bu olumsuz alana hiç bulaşmamış olmalarıdır. Hiçbir bebek oturup kıtlık, parasızlık gibi temalarla düşünce üretmeyeceğinden enerjileri de düşmez.
 
Doğada vakit geçirmek :
 
Aydınlık renkler ve gökkuşağının 7 rengi ışık varlıkların (light beings) frekansını temsil eder.
Doğada yeterli süre vakit geçiren kişilerin bakışları değişir. Gözler ışık saçmaya başlar.
Doğanın yüksek frekansı ile uyumlanan gözler aynı frekansı geri yansıtır.
Doğada yeterince vakit geçiriyor muyuz ?
 
Gözlerde oluşan hastalıkların nedeni :
Ve yine aynı bakış açısıyla yaşamak istemediği bir hayatı gören gözler sürekli hastalanır.
Gözlerinizde sürekli arpacık çıkıyorsa yaşamınızda ne gördüğünüze ve bu görüntüden gözlerinizin ne kadar hoşnut olduğuna bakın. 
Aynı şekilde gözü ile gördüğü gerçekliği zihni ile sürekli yalanlayanlar için de göz tepki olarak iltihap geliştirebilir.
Beden bir bütündür. Gerçek anlamda iyileşmek istiyorsak zihin, ruh ve bedeni holistik/bütünsel olarak ele almak kaçınılmazdır.
 
Bu arada uzun süre elektronik ekranlara bakarsanız hemen açık havaya çıkıp bakabiliyorsanız biraz gökyüzüne olmadı yeşil alanlara bakın.
Gözlere iyi geliyor…
 
Görmekten keyif aldığınız bir yaşamınız olsun.
Sevgilerimle;
Demet Yıldırım

www.demetyildirim.com

@layaholistic