Daha Fazla Anda Kalma Araçları

Daha Fazla Anda Kalma Araçları

Daha fazla anda kalma araçları :


Geçenlerde şöminesi olan bir kafeye gittik.
Daha önce kış dönemi gittiğimde kafenin şöminesi yanıyordu ancak havalar yeterince soğumadığı için Kasım rutininde şömine yakmamışlardı. Biraz zaman geçtikten sonra eğer şömine yansaydı daha fazla anda kalabileceğimi farkettim.
Yani orası bambaşka bir yer olacaktı ve ben daha fazla anda kalmak isteyecektim. Bu durum bana Eckhart Tolle- Şimdi'nin Gücü kitabındaki muhteşem gün batımı sahnesini hatırlattı. Eckhart Tolle banklarda yatıp kalkarken, sefalet içindeki bir hayatın ortasında gün batımının güzelliği karşısında anda kalabilmiş ve eşsiz bir mutluluk yaşayabilmişti. Öyleyse bu muhteşem ânı nasıl sürdürebilirim dediği noktada efsane bir ekol doğmuştu: Şimdinin Gücü !


Yaşamlarımızda her şeye rağmen hepimiz mutlu olmak istiyoruz, yani serotonin hormonuna ve biraz olsun iyi hissetmeye ihtiyacımız var.
Ancak ânın kalitesini yükselterek mutlu olabileceğimizi çoğu kez farketmiyoruz ve bedende değil zihinde yaşadığımız için, bu da bizi tatminsizliğe sürüklüyor çünkü ne sunulursa sunulsun zihindeki senaryoyu yaşıyoruz.


Anda kalmanın yerde oturmayla olan bağlantısını da unutmayalım. Çocukken çoğunlukla yerde oturur, oynar, takla atar, etkinlikler yapardık, iskambil kartları bile yerde açılırdı... Neden yerde ? Koltukta sabit oturan kıpırdamayan çocuk yoktur. Bunun bir sebebi var. Meditasyonda lotus pozisyonunda bildiğiniz gibi bağdaş kurarak yerde otururuz. Bu şekilde kök çakra merkezi olan kuyruk sokumu başlangıcı tam olarak zemine değer ve kök çakramızı uyarır. Kök çakra aktive olduğu zaman zihin susabilir ve yeniden anda kalabiliriz. Bu sebeple yer aktivitelerini hayatımıza yeniden dahil etmeliyiz. Yer enerjisinden koptukça beden toprak elementi dengesini kuramaz. Bu sebeple bu çağda yaşayan insanların çoğunun kök çakraları aktif olmadığından mutlu olmak için daha fazla madde ve araç arayışına girerler. Aradığımız mutluluk aslında kendi bedenimizde kalabilmektedir.

Bedene döndükçe frekansınız yükselir ve insanlar sadece sizi görerek bile şifalanabilir. Çalışma hayatımda böyle bir şey yaşamıştım. Kırklı yaşlarında ofisten bir arkadaşım doktoruna aşık olmuştu ve aslında bunu doktoru dahil kimseyle de paylaşmamıştı. Sadece anda kalmayı, heyecanlanmayı ve aşık olmayı deneyimliyordu ve gerçekten frekansı hissedilir derecede yükselmişti. O dönem o kadar anda ve bedenindeydi ki onunla kahve içmeye gittigimde dahi o andan müthiş keyif alıyordum. Her an çok özeldi...


Şimdi belki siz otururken farkında olmadan belinizi yoruyorsunuz, belki de gözlerinizi gevşetmeye ihtiyacınız var yada nefesinizi tuttuğunuzun farkında değilsiniz. Belki de uzun süredir bir deniz kenarında sessizce oturup suyun akışını seyretmediniz...


Heyecanlı bir aşk, şömine ateşi, tatlı gün batımı, yerde oturmak ve bedeni esnetmek, spordan sonra gevşeyen kaslarınız, jazz müzik, soğuk bir kış günü sıcak bir duş almak, çok sevdiğiniz bir yemeği yemek gibi serotonin aktivitelerinin yanı sıra sizin de gün içinde kendinize şu soruları sık sık sormanız anın kalitesini yükseltecektir :

Şu anı doyum noktasına nasıl çıkarabilirim ?
Şimdiki anda kalmak için neye ihtiyacım var ?
Şu anın bana hediyesi nedir ?
Bedenim rahat ve mutlu mu ?
Gerçekten neye ihtiyacım var ?

Sevgilerimle,
Demet Yıldırım
demetyildirim.com
@layaholistic

Seans Randevuları : 05315104865