Homeopati ve Bilinçaltı

Homeopati ve Bilinçaltı

Homeopathy ve Bilinçaltı Eşleniğinde Homepathic Remedy’ler nasıl çalışır ?

Şifacılık kapsamında Homeopatik tedavide seyreltilmiş remediler (remedy:ilaç); kısaca unutulmuş ve bastırılmış olan hastalık veya duygusal şok belirtilerinin bilinçaltından bilince yani yüzeye çıkmasını sağlar ve beden yüzeyde olanı daha kolay dışarı atabileceğinden iyileşme süreci başlatılmış olur. 

*Laboratuar değeri ise genellikle “boş-etkisiz şeker” olarak çıkmaktadır.

 

 

Örneğin bir çiçek özünün 10 milyonda 1 seyreltilmiş hali homeopatik bir remedidir.
Tıbbi anlamda terapötik etkide (tedavi edici nitelikte) olmayıp  yan etkileri de olmadığından FDA gibi kurumlara çok tabi olmazlar.
Bastırılanın yüzeye çıkması ise remedy kullanıldığı durumda yoğunlaşan rüyalar ve anılar ile mümkündür.
Örneğin bir kaç yıl önce evlenmek üzere iken şok bir gelişme sonucu evlenmekten geri döndünüz ve üstüne panik atak oldunuz.
Duygularınızı ağlayarak topraklayacak bir alan da bulamadınız ve bedensel sistem devreyi kapattı.
Aradan bir kaç yıl geçti, unuttum ve iyileştim sanıyorsunuz. Remedinizi aldığınız hafta sürekli aynı rüyayı ve bu anıyı tekrar tekrar görebilirsiniz.
Beden bu duyguyu dışarı atmaya çalışarak şifalanma yolundadır.
Esasen bilinçaltı terapiler de aynı mantıkla işlemektedir, ancak remedyler “push” yani itme ve basınç etkisi yaparak iyileşme sürecine ivme katmaktadır.

 

 

Bilinçaltı terapisi nedir ?

Yaptığımız bilinçaltı çalışmalarında bedensel gevşeme teknikleri kullanılarak kişinin aktif zihni devre dışı bırakılır.

Bedenini hasta eden veya spesifik bir konuda (örn. bolluk konusunda) enerji akışını kesintiye uğratan anısı ile bağlantı kurmasına yardımcı olunur.

Alfa beyin dalgaları konumunda kişinin inanç sistemi tespit edilip yenisi ile güncellenir ve o seviyeden çıkılır.

Karar mekanizmamız değişime uğradığından, kuantum alanda gerçeklik bulan yaratımlarımız ve hayat kalitemiz de farklılaşmaya başlar.

 

Remediler ise anısal duyguların sıcaklığını direk olarak bedene yaymaktadır.
Bu aşamada tedavideki kişi bilinçaltı prensiplerini bilmeli ve doğru rehberlik alıp anılarının hararetinden arınacak doğru dala tutunabilmelidir.

Bedenimiz aslında remedy/ilaç gibi içerikler almasa da daima kendini iyileştirmeye programlı olduğundan, kendini iyileştirmenin yollarını arayacaktır, remedy’ler ise bilinçli bir homeopat ile iyileşme sürecinizi kısaltabilecektir.

Ancak hoşlanmadığınız ve unutulup bastırılmış anılarınız canlanacağından sıkı bir projenin ortasında remedy tedavisine girişmemenizi öneririm. Şifalanmak için alanınız olduğunda daha konforlu bir tedavi yöntemi olacaktır.
Buraya kadar anlattıklarım benim gibi bilinçaltı terapistlerinin kabaca remedy dünyası ile kurduğu bağlantılardan ibarettir.
Konu ile ilgili çok detaylı akademik çalışmalar mevcuttur.

Homeopati nasıl keşfedildi :


Homeopati deyince aklınıza çivi çiviyi söker, zehir-panzehir, benzeri benzer ile tedavi etmek gibi kavramlar gelmelidir.
Günümüzdeki remediler ise kimyasal madde içermeyen, genellikle bitkisel ilaçlarla hazırlanan ve milyonlarca kez seyreltilmiş içeriklerden oluşur. 

Sıvının hafızasından ötürü seyreltik su hala tesir alanına hakimdir.

 

 

Dr. Samuel Hahnemann, 1796 yılında sıtma hastalığının tedavi yollarını araştırmak üzere ormanda bitki örnekleri incelerken kına ağacının kabuklarını kaynatıp içmeye kanaat getirir ve kendisinin hiç bir rahatsızlığı yokken bu suyu içmesinin ardından birden bire sıtmaya yakalanır ve şu bakış açısını geliştirir:  Bu ağaç kabuğu sağlıklı bir insanı sıtma yapabiliyorsa hasta bir insanın üzerinde ne gibi etkiler oluşturabilir ?” Sonrasında sıtması olan insanların üzerinde gerçekleştirdiği denemeler başarılı olunca homeopati biliminin temelleri atılmış olur.

 

Yani bir kişi hastalanınca, hastalık sebebiyle meydana gelen aynı belirtileri ortaya çıkarabilen doğal bir madde bulunmalıdır. 
Akabinde bu madde suyla seyreltilerek yoğunluğu azaltılıp remedy (ilaç) olarak kullanılacaktır.
Homeopati kuramına göre bu madde seyreltik dozda hastadaki belirtileri giderici etki gösterecektir.
Homeopatik bir ilaç ne kadar sulandırılırsa o kadar etkili olacak ilkesi hakimdir.

Homeopati ve soğan kabuğu ilkesi : Her anının altında o anıyı çağrıştıran başka bir anı vardır ve her tedavide bir sonraki katman açılır. Yani insan bedeni aslında tek bir olay sonucu panik atak geliştirmemektedir ve sondan başlayarak eski yaşanmışlık kayıtlarına inilmelidir.

 

Avrupa ülkelerinde son derece yaygın olan remedy’ler ülkemizde Doktor-Homeopatlar tarafından uygulanıyor.

Ben self-kullanımda remedy gibi çalışan mineral tuzların kullanımını öneriyorum.

Özellikle 5 numaralı tuz (zihin tuzu – kalium fosforikum) meditasyon ve inziva kamplarında kullanılıyor.

Hala ülkemizde aktif satış kanalları olmayan ve yan etkisi bulunmayan mineral tuzları yurt dışından rica kanalı ile getirebiliyoruz.

Tuzlara ulaşamazsanız bana yazabilirsiniz.

(layaholistic@gmail.com)

 

12 Temel hücre tuzunun işlevi :

1- Kalsiyum Fluoratum

Kalsiyum Fluoratum, bağ dokusu, bağ ve tendonların elastikiyetini yükseltmesi yanı sıra, kemiklerin ve dişlerin sıkılığını artırır. Varis destekleyici tedavinin yanı sıra, kas ve bağ yaralanmaları ve suşları için uygundur.

2- Kalsiyum Fosforikum

Kalsiyum Fosforikum, kemik ve dişlerin büyümesini ve iyileşme süreçlerini destekler. Kırıklar ve osteoporoz tedavisinde de yardımcıdır.

 

 

3- Ferrum Fosforikum

Ferrum Fosforikum, tüm enfeksiyonların ilk aşamalarında büyük bir yardımcıdır. Akut enflamasyon, ateş vakaları, taze yaralar, kesik ve dikişler, birinci derece yanıklar için uygundur.

4- Kalium chloratum

Kalium chloratum, rinit, bronşit, gastrit, kolit ve sistit gibi tüm mukus iltihaplanmalarında yardımcıdır. Özelliğin hastalığın dışarı sızma gibi net semptomları gösterdiği, enflamasyonun ikinci evresinde etkilidir.

5- Kalium Fosforikum

Kalium Fosforikum,  zihnin dengeli bir hal içinde olmasına yardımcı olur ve sinir sistemini dengeler. Zihinsel, duygusal, fiziksel yorgunluk ve halsizlik tedavisinde destekleyicidir. Depresyon tedavisinde etkindir.

6- Kalium sulfuricum

Kalium sulfuricum, kronik iltihapları ve kronik cilt bozuklukları gidermek için yardımcıdır. Yavaş iyileşen yaralarda, boğaz, konjonktiva ve burun gibi mukoza iltihaplarının iyileşme sürecini destekler.

7- Magnezyum Fosforikum

Magnezyum Fosforikum, sık karşılaşılan kramp ve kas spazmları tedavisinde etkilidir. Kas ağrısı, adet ağrıları, gastrointestinal sistemdeki ağrılı spazmlar, boyun veya omuzdaki olası gerilimler tedavilerinde destekleyicidir.

8- Natrium chloratum

Natrium chloratum, vücut sıvılarının dengesini düzenler. İshal veya kusma gibi gastrointestinal şikayetlerde yardımcıdır.

9- Natrium Fosforikum

Natrium fosforikum, asit-baz dengesini düzenler ve hiperasidite tedavisinde etkilidir. Genel olarak metabolizmaya yardımcı olur ve yağ açısından zengin gıdalar ve asit reflü sindirimindeki hazımsızlık, mide gazı ve bozuklukları gibi sindirim şikayetlerinde destekleyicidir.

10- Natrium sulfuricum

Natrium sulfuricum genel detoksifikasyon işlemleri ve sıvı atılımını destekler. Aşırı doku sıvıları salgılanmasında yardımcı olur ve karaciğer fonksiyonunu destekler.

11- Silicea

Silicea saç ve tırnakların elastikiyetini ve sıkılığını korumaya yardımcı olur. Kırılgan saçlar ve tırnaklar, saç dökülmesi ya da düzensiz tırnak büyümesi durumunda etkilidir. Silicea, elastikiyetini artırarak deri ve bağ dokusu güçlendirir.

12- Kalsiyum sulfuricum

Kalsiyum sulfuricum’un anti-inflamatuar bir etkisi vardır ve hücrelerin büyümesini destekler. Apse, sivilce, püstül ve pürülan süreçleri durumunda yararlıdır.

*Yukarıda yer alan metin tedavi amacı taşımaz.

 

Sevgilerimle,

Demet Yıldırım

@dmt_yldrm

@layaholistic

layaholistic@gmail.com

Özel Seanslar :

+905315104865