İçsel Güç Motivasyon

İçsel Güç Motivasyon

Bizi ne motive ediyor veya bir şeye ulaşmayı çok istediğimiz halde neden bazen yan gelip yatıyoruz ?

İnsanların çoğu kendisini neyin motive ettiğinin veya neden yan gelip yattığının ayırdında ve farkında değildir.

Kendimizi iyi tanımak ve motivasyon kaynaklarımıza biraz göz atmak bize istikrarlı mutluluk adına yardımcı olabilir.

 

İnsan yıllar yılı bir amaca ulaşmak için canını dişine takarak, her çileye katlanabilir, her hakareti yutabilir ve hatta bedenini yıpratabilir.

Bu durum kişinin ne kadar motive olduğu ile doğru orantılıdır.

Bu kişi eğer amacını abartmış ve çok mesai harcamışsa bu amaca ulaştığı günün ertesi günü, büyük bir boşluğa düşebilir.

Mesela yasak bir ilişkiyi evliliğe dönüştürmek için çok çabalayan kişinin bilinçaltı, hedefine ulaştığı gün boşluk ve motivasyonsuzluk yaşayabilir.

Çözüm, gerçek motivasyon kaynaklarımızı bulmaktır.

 

İki çeşit motivasyon vardır;

1 - Savaş - Başar (Kurtuluş Savaşı öncesi)

2 - Çalış - Başar (Cumhuriyet sonrası)

 

Aynı şekilde insanlar yine evlendikten sonra özellikle çocukları için "çalış-başar" moduna geçerler.

Ancak bu motivasyon da yeterli gelmezse evliliğin heyecanı yavaş yavaş sönebilir.

Daha güçlü motivasyonlarınızı hatırlamanız gerekir.

 

İnsan istiyor ki hepimiz sadece keyfe keder çalışalım, savaşmayalım ve mutlu olalım; ancak hayat daha çok savaşacak parkurlarla döşenmiştir.

Bir bakıma savaşmak insanı diri, canlı, hayatta tutar ve güç verir.

Genç yaşta her amacına ulaşan insanların intihara meyletmesi tesadüf değildir.

Hücrelere merkezi sistemimiz olan beyinden güçlü motivasyon ve komutlar gitmeyince; kişi de dolaylı olarak hayata tutunamamaktadır.

Hayatta kalmak bir savaş-başar motivasyon modelidir. 

Kesinlikle "çalış-başar" motivasyonu değildir, çünkü tehlikeli durumlarda savaşmazsak ölebiliriz.

 

Motivasyon merkezi bedende baldırlardır.

Biz baldırlarımızın içindeki içgüdüyü kullanarak eyleme geçeriz veya geçmeyiz.

Baldırlar Pluton gezegenini temsil eder.

Pluton gizemdir.

En derin ve gizli iç güdülerimizdir.

(Yani Basic Instinct)

 

Mesela;

Güzel kadın motivasyondur, hücreleri canlandırır ve sizi harekete geçirebilir.

Güzel bir kadını etkilemek için güç göstermek, baldırlar için bir motivasyondur.

Veya kadınlar için güzellik vadeden bir ürüne ulaşmak motivasyondur.

 

 

Her motivasyon beyinde farklı bir bölümü uyarır.

Toplumun alkışını almak motivasyondur.

Derece yapmak, rekor kırmak, uluslar hatta çağlar arası ses getirmek motivasyondur.

Örneğin Fatih Sultan Mehmet ve askerlerini motive eden güç, çağlar arası ses getirmek ve peygamber methiyesini onca kişi arasından kazanabilmektir.

 

Sevdiklerimizin çaresiz olması motivasyondur.

Bir bebeğin çaresiz olması ve ebeveynine muhtaç olması anne-baba için büyük bir motivasyondur.

Çünkü yerinizden kalkıp bebeğe yemek vermezseniz açlıktan ölebilir.

Veya yakınlarımızın zulüm görmesi, onları başkalarının ezmesi çok büyük motivasyondur.

Bütün hücrelerimiz yüzde yüz uyanır ve savaşa hazırlanır, hesap sormak için şaha kalkarız.

 

İnsanların çoğu belirsizlik ve kararsızlık içindedir.

Kişinin aklı ve fikri net olmadığında, merkezi karar sistemi olan beyin cihazımız, iskelet sistemimize net komutlar ulaştıramaz.

Bu yüzden çoğumuz başarısız hissederiz.

Mesela İstanbul'un fethi çok net bir amaçtır, ödül bellidir, sevinç bellidir.

Hepimizin böylesi çok net amaçlara ihtiyacı vardır.

 

Bir şey net olursa bilinçaltı için aslında onun saçma olmasının bir önemi yoktur.

Örneğin; 

"7 gün boyunca, gün doğmadan 7 çeşmeden 7 akar su doldurup içilirse kişinin kısmeti akan sular gibi açılır."

Mantıklı mı ? 

Değil ama sonuçta uygulamada ve sonuçta netlik var.

Bu yüzden ritüellerin çoğunun işe yarama ihtimali yüksektir.

Ritüelleri sevmemizin nedeninin beynimize net amaçlar vererek mutluluk ve ödül vadetmesi olduğunu farketmiş miydiniz ?

 

İnsan isterse 60 saniyede hayatını düzene koyabilir.

Hızlı kararlar alabilir.

Hücrelerini bir karar komuta zinciri ile gençleştirebilir.

 

Yani bir motivasyonun netliğe ihtiyacı vardır.

Bu netlik bir fotoğraf karesi kadar anlaşılır ve berrak olmalıdır.

Çakralarımız iyi durumdaysa bu netlik kendiliğinden açılır.

Zihnimizde tatlı bir sahne belirir ve hedefe koyuluruz.

Karmaşa ve kaos, başarısızlık getirir.

Zihin daldan dala konarken, beden anda kalmaktan ve tek bir konu ile ilgilenmekten haz duyar.

Haz duymak endorfin ve keyif yaratır.

Bu da özgüveni pekiştirir.

 

Şimdi size tavsiyem;

Hayatınızın hangi dönemi çok motiveydiniz ve aslında sizi ne motive etmişti, bunu bulmanız ?

Bazen başkasını korumak için eyleme geçer gibi görünürüz ancak, aslında belki de kendimiz için çabalıyoruzdur.

Bu sebeple kişinin yüzeyde kendini kandırması çok kolaydır.

Gerçekçi bir "motivasyon listesi" oluşturabilirseniz, her koşulda kendinizi eyleme geçirebilirsiniz.

 

(Size bu yazıyı yazdıktan iki dakika sonra, bana GS Şampiyonluk Kupası geldi ve birlikte resim çekildik.

Çekim gücüm : )))) 

Motivasyon = Şampiyonluk = Kupa 

Sonuçta hepimizin bilinçaltında başarı ve motivasyon ile eşleştirdiği bazı semboller var !

Bu sembolleri etrafımızda tutmak bizi canlı ve motive tutacaktır .)

Not : Motivasyonu uyandıran taşlar ateş elementi taşlardır. Doğum haritasında ateş elementi düşük olan kişiler motive olmakta zorlanabilirler.

Mesela kaplangözü taşı ateş elementidir, üzerinize takın ve size hatırlattığı yeniden uyanan unutulmuş amaçlarınızı mutlaka not alın.

 

Sevgilerimle,

demetyildirim.com

Özel seanslar & Uzaktan Seanslar

05315104865