Farkındalık Şoku

Farkındalık Şoku

Farkındalık Şoku :
Danışanlarımla bazı seanslarda farkındalık sohbeti yapıyoruz. Bazen arkadaş sohbeti gibi zannediyorlar.
Ancak kişinin günlük kullandığı gerçek cümlelerine ulaşmadan bilinçaltına da erişemeyiz. Küçük bir sohbette neye inandığının ve neyi dönüştüremediğinin ipucunu verirler.
Bugün örneklemek istediğim konu kadının kadına düşmanlığı veya kıskançlığı, erkekler için de geçerli olabilir tabi ...
"Beni hiç sevmediler Demet hanım, zaten hayatım çok zordu ve benim sahip olduklarımdan insanlar hep rahatsız oldular. Sonunda herşeyimi kaybettim. Bence benim ölmemi istiyorlar. Ancak ben herkes için hep daha iyisini istedim. İnsanlar evime geldiğinde bile tarağıma kadar kullanmalarına izin verdim. Ancak onlar karşılığında enerjimi tüketip gittiler."
Burada gerçekten başarılı, kariyer sahibi ödüllü bir kadın konuşuyor. Söyledikleri aslında gerçek, çok asil yapıda bir mizaca sahip, çok cömert ve çok da güzel bir kadın.
Ancak gelgelelim ki öyle bir kısırdöngünün içindeki herşeyini kaybetmiş ve yenisini de yaratmaktan korkuyor.
Çünkü insanlar onu da yok edecekler.
Ve aslında kendi realitesince burda da haklı, yenisini yaratınca gerçekten de kaybedecek çünkü hala etrafında kıskanç frekanstaki kişiler dolaşıyor.
Sizce neyi değiştirmesi lazım ?
Görmediği kör noktayı fark etmiş olabilirsiniz.
Seanstan sonra o da farketti.
"Tarağıma kadar kullanmasına izin verdim."
Bu cümle tam da kişinin kısır döngüye girdiği sahne.
İnsanlara size ait olan ile onlara ait olmayan arasındaki sınırları çizmediğimizde bir süre sonra hem bizim tarağımızı hem de enerjimizi kendi kaynakları gibi kullanmaya başlarlar ve sonuçta kendimizi durduk yere tükenmişlik içinde bulabiliriz.
Sınırlar maalesef özellikle Anadolu kültüründe önemsizleştirilmiştir. Belki de Anadolu toprakları sürekli istila halinde olduğundan nesiller boyu toprak sınırlarını algılayamayan toplumsal bellek, zamanla bireysel sınır bilincini de yitirmiştir.
Sonuçta "bize nazar oldu, enerjimi tükettiler, ölmemi istediler, beni sevmiyorlar" gibi düşünsel çıkarımlarımızın arka sayfasında kendini koruma bilincinin yetersizliği hatta gereksizliği ile karşılaşırız.
Avrupa medeniyetlerinde ise bireysel sınırlar çok daha gerekli ve önemlidir hatta yasalarla desteklenir.
Aslına bakarsanız hukuki süreçlerden de öte, kültürel bir kaostan kaynaklanan bireyleşme krizleri yaşıyoruz.
Tabiki bunu çözebiliriz. Farkında olarak yeni başlangıç yapabilir, hayır demeyi 70 yaşımızda da öğrenebiliriz.
Peki farkındalık şoku nedir ?
Kişi yıllar süren kısır döngüsünün içine seans sürecinde tekrar benzer kişileri yaratarak girebilir. Bu durumda ise döngüyü kıramadığın zannedip panikleyebilir. Halbuki karmayı size yeniden getiren kişi tam olarak neyi şifalandırmanız gerektiğine bilinçsizce ışık tutan kişidir.
Konuda bahsettiğimiz ve yeniden "kadın düşmanlığı" olarak yorumladığımız süreç bizi kalıcı bir şifaya ve değişime de götürebilir.
Döngüyü farkeden kişiler genelde kafama taş düştü Demet hanım sanki diye günlerce şoktan çıkamıyorlar.
Yine de keyfini çıkarmak lazım ; )

Farkındalıkla +
demetyildirim.com

Seanslar : 05315104865

Demet Yıldırım
Laya Holistic Terapi