Yıldız Yükseltmek ve Parlamak

Yıldız Yükseltmek ve Parlamak
Yıldız Yükseltmek ve Parlamak:
"Güneş" Samanyolu galaksisindeki en büyük yıldızdır ve her insan içten içe bir güneş gibi parlamak ve ışık saçmak ister…
Bazı insanların zaman zaman normalden çok daha fazla ışık saçtığına şahit oluruz.
Kişi star bilincine sahip değilse, bu durum çoğunlukla geçidir. Kişisel yaşamlarımızda zirveye çıkmak farklı bir bilinç düzeyi gerektirirken, zirvede kalmak ve sürdürülebilirlik çok daha farklı bir bilinç (zeka) düzeyine sahip olmayı gerektirir.
Tarih zirveye çıkıp sonra yok olmuş kişilerin hikayeleri ile doludur...
Kişinin doğum haritasına yerleşen bazı açıdaki yıldızlar ise “star (yıldız) olma bilincini” kişiye doğuştan yani “otomatik” olarak aktarabilir.
Ülkemize göz çevirecek olursak Tarkan gibi star’ların bu bilinç düzeyine doğaçlama sahip olduğunu gözlemleyebiliriz.
Megastar’ımız lisede iken zaten tüm kızlar onu görebilmek için okul kapısının çıkışına yığılıyormuş ve o bir star olunca da kimse bu durumu garipsememiş ...

Bu durum tam olarak güzel bir fiziğe veya yeteneğe sahip olmakla ilgili değildir. Her venüs enerjisine sahip insan aynı zamanda bir yıldız olmayabilir.

Bir yıldız olmak, aslında tüm zamanlarda içsel olarak "yıldız olduğunuz bilgisine sahip olmak"tır.

Zirveye çıkmak ve zirvede kalmak konusunda bazen kişinin kader planında doğal bir akış olabilir. Ancak bazı insanlarda durum farklıdır; çok düşük bir realiteden gelip ileri ki yaşlarında zirveye yerleşebilirler.
Bütün toplumlar, kendilerine ilham verdiği için, yokluktan gelerek sonrasında büyük başarılara imza atan insanların hikayesine daha çok değer verir ve onların hikayesi sahiplenerek kendi dünyalarında içselleştirirler.

Mustafa Kemal Atatürk ve Liderlik Yıldızı :

Mustafa Kemal ilerlemek istediği ve çok inandığı yolda defalarca potansiyeli en yakın çevresi tarafından engellenmeye çalışılmış.

Savaşın ve yokluğun ortasın kıt koşullara göğüs germiş. Zaman olmuş soğuktan böbrekleri çalışamaz hale gelmiş.

En yakın arkadaşları mecliste aleyhine oy kullanmış ve daha niceleri ...
Mustafa Kemal böylesine asgari koşullarda sıfırdan bir kariyer ve üstüne bir de devlet inşa etmiş bir önder.
Bu durum henüz kendi hayatlarını yönetemeyen insanlar için büyük bir motivasyon saçıyor !
Bu nasıl oluyor ? Neden hepimizin göksel enerjisi farklı potansiyelde çalışıyor ? Neden sürekli yükselişler ve düşüşler yaşıyoruz ? Bu durumda yıldızlara nasıl hükmedeceğiz ? 
Bir de yıldızımızın çok düşük olduğuna kanaat getirdiysek ve nazar dediğimiz aura ışınım kırılmasına kolayca maruz kalıyorsak, üstelik kök çakra düzeyinde hâlâ hastalık ve para günceleri ile boğuşuyorsak, bu düzeyden o düzeye geçmek için hangi tünelden geçeceğiz ?

Ve geçmek istiyor muyuz ?

 

Yukarı Çıkarken ...
Eğer siz birgün zirveye çıkacaksanız bunu zaten ruhunuz bilir. Bu durum aslında size sonradan eklenmiş bir özellik değildir.
Şartlar uzun süre çok kötü gidebilir. 
Tünelin sonunu gösteren o ışık hiç süzülmeyebilir.
Ancak ruh bilir.
Her insan doğarken programında gelecek vizyonunun (görüntülerinin) yüklemesi ile doğar ancak ruhu ile iletişimi koptukça bir kapsülde yaşamaya başlar.
Yaşam kapsül halinde bir şekilde devam eder ancak ruh sürekli uzaklarda bir yerde kendini arar.

Bir şeyler eksiktir ve onu gidip-arayıp bulmak gerekir.

ÖZDEĞER VE KARARLILIK
Her insanın yükselme potansiyeli vardır. Potansiyelinizi uyandırıp yıldızınızı yeniden yükseltmek istediğinizde özdeğerinizden aldığınız güçten sonra ilk ihtiyaç bu yolculukta KARARLI olmaktır.
Aslında kimsiniz ve seçtiğiniz yolda ne kadar yükseleceksiniz ? Ve kendinizi VAR etmeye ne kadar enerji yükleyebilirsiniz ?

 

Her insan yükselebilir mi ?
Biz her an kuantum alanda yeni kararlar alır ve hayatımızı yeniden ve yeniden ŞEKİLLENDİRİP inşa ederiz.

"Bize göre “değişken” olan kader planı yüksek makamda “sabit” bir plan olarak görecelidir..."

Kader bizim açımızdan sabit değildir ancak nihai seçimlerimizin en yüksek RUH tarafından bilinmesini kavramak biraz güç olabilir.
Bizim baktığımız yerden kader sabit olmadığı için; bazen niyet ederek, bazen de dualarla zaman zaman kendi kader çizgimizi değiştirebildiğimizi farkederiz.
Bu koşullarda yükselmeyi seçtiğimizde, yükselmemiz için bir engel olmadığını fark ederiz.

 

YILDIZ YÜKSELTMEK İÇİN TEKNİKLER

Bioenerji Tekniği :
Bu teknik ile çalışırken yukarıda yükseklerde bir yerde kendimize ait bir yıldız seçelim.
Galakside herkese yetecek kadar yıldız bolluğu var.
Bu yıldızın şeklini ve boyutlarını, yüzeyinin rengini, element yoğunluğunu, iklimini, Güneş’ten veya başka parlak gezegenlerden aldığı destekleyici ışınımları inceleyelim.
Ve gözler kapalı iken işaret parmağımızı kaldırıp parmak ucumuzdan çıkan bio-enerji ısı titreşimini yıldızımıza yöneltelim.
Şuan yıldızımız ile iletişim kurduk ancak bu uygulamayı bilinçsiz olarak her yükselmek istediğimizde zaten farklı bir formda yapıyorduk.

Yukarıda bir yerler ile bağlantı kuruyorduk ...

Eğer bedeninizin iyi bir gözlemcisi iseniz zaten yükselme anlarında başımızdan yukarı doğru sıcak bir enerjinin, dikey formda gökyüzüne doğru yükseldiğini çok önceden farketmiş olabilirsiniz.
Işığımız azaldığında bu çalışmayı tekrar ederek, küçük bir meditasyon ile omurgamızı yıldızımız ile hizalayarak ve auramızı parlak yıldızımızın rengine boyayarak, yeniden bağlantıyı aktif hale getirebiliriz. Bu bir uyumlanmadır.
İhtiyacımız olan şey, yıldızımızla daha fazla iletişim kurmaktır.
 
Affetme ve Bırakma Tekniği:
Bulunduğumuz realiteden yukarı sıçramak istiyorsak eski realiteden getirdiğimiz insanları ve karmaşık anıları bırakmamız gerekir. Aslında bırakmadığımızda bir seçim yaparız. Eskiyi seçiriz. Ve geleceği revize edemeyiz.

 

Yıldız Taşı ve Yıldız Yükseltmek :

•Vaktiyle bir firmadaki işlerin yükselmesine niyet ederek (niyet alanı çalıması) bir avuç boyutunda bir yıldız taşını organizasyonların yönetildiği bilgisayarın önüne yerleştirdim.
O aydan itibaren şirket cirosu tam 14 kat yükselmişti. 

Sanırım kristali bilgisayarın önüne yerleştirdiğim için, işlerin yükselmesinin nedeni, işlerin bilgisayar ortamında daha iyi organize edilmesi olmuştu...

 

 

Farklı bir çalışmada ise elime yıldız taşını alıp onunla iletişim kurdum.
(Doğal taşlar ile çalışırken, onlarla iletişim kurmamız gerekiyor – sanki onlar bir ruha sahip ve bize verebilecekleri bazı mesajları var ...)
Gözlerimi kapattım ve taştan bana bilgi akmasını bekledim. Bilgiyi okumam için bedenimi takip etmem ve ritmik nefes alıp anda kalmam gerekiyordu.

Zihnimizi kapatıp bedenimizi açınca, taşın çalışmasına bu şekilde izin vermiş oluruz.

Bir kaç dakika içinde kalp çakranın tam üzerinde (iki göğüs kafesinin tam ortasındaki boşlukta) pervane gibi girdabın döndüğünü hissetmeye başladım.
Çakra girdabı yoğun bir formda hissedilecek kadar derinlik kazanmıştı.
(Daha önce kalp çakrasına bu kadar etki eden bir doğal taş deneyimlemedim.)
Meditasyon bitti ve yıldız taşının alan tuttuğu güçlü çalışmaya tanık olunca faydalarına bakınmak istedim, her yerde kalp acılarına iyi geleceği yazıyordu.
Bu tam olarak kollektif bilinç !

Mutlak bilgi herkesin bilincinde tek bir bilgi olarak uyanıyordu.

Kalp kırıklıkları ve yıldız yükseltme paralelliği;

Kalplerimizdeki her acı, her kırgınlık, her incinme, frekansımızı ve yıldızımızın ışığını düşürebilir. Yara çok derinse merkezi inanç sistemi çökeceği için merkezi bağışıklık da çökebilir.

Sevgisizlik deneyimi fiziksel bedeni sarsabilir.

Aslında bu koşullarda yıldızımızın yükselmesini istememizin nedeni yeniden sevgi deneyimi yaşayabilmektir.

Bilinçaltı şöyle der:

"Eğer bir güneş gibi parlarsam herkes beni çok sever."
Sevgi alamıyorsak önce bu acı düzeyinden sıçramalıyız.

Şimdi kendimize bir kaç soru soralım:

En son ne zaman ışıl ışıl parlıyordunuz ?

Hangi zaman diliminde ?

Işığınızı hangi deneyim söndürmüş olabilir ?

Bu yaşanmışlıkta sizi kim incitmişti ?

Bu incinmenin içinden geçerken hangi kararları aldınız ?

Işığınızı kapatmadan önce verdiğiniz kararları hatırlayın.

Ve yeni kararlar ile şimdi yer değiştirin....

 

Eğer siz de farkettiyseniz sevgi alamayan insan parlamaz. 
Kalbi kırık insanlar bir karar alır ve ışığını bilinçsizce yıllarca kapatır.
Sevgi alamayan insanların kalbindeki enerji akışı bozulmuştur.
Kalp dokuları dışarıdan içeri yönde sevgi almayı unutmuştur. 
Bu tekniği biraz içselleştirelim ...
Kalbinizle nefes alın ! iki göğüs kafesinizin ortasında ışıktan oluşan parlak bir delik varmış ve nefesi bu holden içeri alabiliyormuş gibi bir kaç dakika zaman ayırıp pratik yapın.

Dışarıdan sevgi, ilgi almak ve bolluk kaynakları yaratmak sizin için doğalsa bu çalışmayı yaparken zorlanmazsınız.

Eğer zorsa yeniden almayı hatırlayın …

 

Dualarla Yıldız Yükseltme:

Bu yazıda, yıldız yükseltme kavramının, özünde bioenerjimizi yıldızlara ve yüksek kararlara yönlendirmek ile ve sevgi alabilmek ile bağlantılı olduğunu yeniden farkındalığımıza yükselttik.
Bu durumda sevgi frekansını çalıştıran defalarca test edilmiş dua frekansları ile çalışmak etkili olacaktır.
Ya Vedud esması bildiğiniz gibi aşk ve sevgi enerjisini yükseltmek için okunur.

Ya Latif esması, hüzünleri ve kalp acılarını neşeye çevirir.

Ya Vehhab esması bedenimize almayı yeniden hatırlatır.

Bu dualarla günde hepsinden en az 1000 sayı çalışıp frekans açtığınızda auranızdaki değişimi ve yeni renklerinizi göreceksiniz.

Ayrıca biz yıldızımızın bazen hızlı yükselmesini istediğimiz dönemlerde 21 Cuma suresi ile çalışıyoruz.

Ancak çok hızlı yıldız yükseltmek auranızın alışkın olmadığı bir durum olabilir ve aynı hızda nazara denk gelip düşüşe geçebilirsiniz.

Bu sonucu istemiyoruz.

Yıldız yükseltme çalışmalarının mutlaka korunma çalışması ile desteklenmesi gerekmektedir.

 

Bunun yerine kollektif bir çalışma daha kalıcı etki gösterecektir.

 

Yıldız Yükseltme Çalışmaları:

-Bilinçaltınızda yıldızınızı düşüren kararları ve anıları yeniden hatırlamak

-Ruhunuz ile yeniden bağlantı kurmak

-Bio-enerjinizi çoğaltmak

-Çakra çalışmaları

-Ve dua frekansları birlikte daha kalıcı bir çalışma olacaktır.

 

Yıldız Yükseltme Çalışması için:
05315104865
demetyildirim.com 

Yıldızınız Parlak Olsun !!!

******************************************************

Kaz Dağları Kampı

Dişi ve Eril Enerji Dengeleme Pratikleri

Kayıt ve Bilgi : 05315104865