Kalp Kırıklıkları Nasıl Bir Kapı Aralar

Kalp Kırıklıkları Nasıl Bir Kapı Aralar
Kalbimiz sevgiyi içimize alıp kabul ettiğimiz ve bazen de alamadığımız; hem en güçlü hem en kırılgan konumdaki eşsiz ve muhteşem organımızdır. 
Manyetik alanı dünyanın manyetik alanını etkileyecek kadar güçlüdür. 11 Eylül uçak saldırısından sonra Dünya’nın manyetik alanının değiştiğini farkeden bilim adamları tüm dünya’daki hüznün buna yol açabileceğini belirtiyor.
Kalp kırıklıkları ise bu güzel organın atış ritmini bozar ve sol karıncıktan sağlıklı kan pompalanmasını engeller.
Sonuçta kalbe yeterli enerji gitmez ve akabinde bağışıklık (timüs) çökebilir. Ardından inandığımız ve emek verdiğimiz herşey yenilenme evresine girer.
KABE YIK, GÖNÜL YIKMA
Kalp kırmak bir insanın bütün benliğinde hasar yarattığı için bir çok üstat bu konunun altını çizmiştir.
“Kâbe, Azer’in oğlu Halil İbrahim’in yaptığı bir binadır. Kalp ise, yüce Allah’ın nazargâhıdır. 
Bu sebeple, bir gönül yıkmak, bin kâbe yıkmaktan daha kötüdür”   Mevlana Celaleddin Rumi  
Peki Kalp Kırıklıkları Ne İşimize yarar ?

Kalp kırıklıkları pek eğlenceli bir deneyim olmasa da eğer kalp kırılmışsa, sevgi alma şeklimizi tazelememizi sağlar. 

Kendimizi yenilememize öncü olur. 

Yeni ve sağlam kararlar alıp eski usül sevgi dilenme yöntemlerimize son verir. 

Sınırlarımızı güçlendirip kırılganlık çıtamızı yükseltir ve daha sağlam bir yürek oluruz.

Tabi değişmemiz gereken yerde degişirsek …

Kalbimiz kırıldığında ne yapabiliriz  ?

Kalbi kırılan kişinin iç aleminde hasar oluşmuştur ve içgüdüsel olarak, iyileşmek için, içine döner.
İçi ile ilgilenir, içine kapanır. Nasıl hissettiğine tekrar tekrar bakar.
Neden bu kadar yara aldı kalbi, nasıl bu hale geldi ? Sorun neredeydi ?
Neydi onu bu kadar inciten ?
Bir çift söz mü bunları yapmıştı ?
Nasıl da bu kadar etkili olmuştu ?
Sonra hüzün öfkeye dönüşür.
Kalpte yara açan kişiye karşı kontrolsüz bir öfke alev alır.
Kendi yanmıştır o da yansındır …
Bu duygularınızı bastırmadan yaşamanız çok önemlidir.
Ancak bu duygunun içinde yıllarca yüzmek doğru değildir.
 
Bu aşamadan sonra size anlatmak istediklerim Emel Sayın’ın Çamsakızı filminde o kadar güzel işlenmiş ki kelimelerden daha etkili olacağına eminim.
Eğlenceli filmin bir bölümünde Emel hanım’ın kalbi fena kırılıyor (40:00) ve hüngür hüngür ağlayarak duygularının ve kırılganlığının hakkını veriyor. Sanki kırılmamış gibi, o duygular yokmuş gibi davranmıyor. 
Daha da güzeli (kendi ayakları üzerinde durabildiği için) asalak yaşamı kabul etmiyor ve evi terkediyor ve tam bu aşamada kaderi değişiyor. 
Eğer duygularının hakkını vermeseydi ve o evde ezilmiş duygularıyla yaşamaya devam etseydi asla bu muhteşem değişimi yakalayamazdı ve filmdeki ruh eşi ile kavuşamazdı.
Başkası tarafından kalbimiz dahi kırılsa değişmesi gereken yine bizizdir. 
İyi seyirler : )