İç Sesini Dinlemek ve Rehberlik Sistemi

İç Sesini Dinlemek ve Rehberlik Sistemi
İç sesimiz,
durduk yere aklımıza düşen düşünceler,
kulağımıza gelen sesler
ve gözümüze inen görüntüler …
Bu verilerden yakın bir zaman sonra tüm parçalar birleşir;
Aklıma da gelmişti deriz !

 

 

Bir şekilde aslında her şeyden haberdarız ama bunun ne kadar farkındayız ?
Şimdi biraz farkındalığımızı artıralım .
İçsel Rehberimizle iletişim kurmak için bir dünya yöntem anlatılıyor.
Rehberlik sistemimizi gökyüzünün dehlizlerinde bir yerlerde arayıp duruyoruz.
Bu kadar uzağımızda olduğunu düşündüğümüz frekans dalgalarından nasıl kaliteli bir yayın alabiliriz?
Nasıl emin olabiliriz ?
Peki ya bu ses, bu rehberlik iç sesimiz aracılığı ile kuruluyorsa ?
Ya zaten göklerde aradığımız bu rehberlik sistemine içimizde sahipsek ?
Ya kendi sesimiz zannettiğimiz seslerin bir çoğu evrensel rehberlik sisteminin bir parçası ise ?
Bunu kendi sesimizden nasıl ayırt ederiz ?
Çok basit…
İç ses boşluğun içine doğar.
Zincirleme bir zihinsel düşünce tasarısının uzantısı değildir.
Mesela sen merdivenleri çıkarken birden aklına birisi gelir, ara onu der…
Bu düşüncenin başı yoktur, birden yoktan var olur.
Günlük telaşlar içinde o kadar meşgulüzdür ki bu seslerin çoğunu değerlendiremeden kaçırırız.
Bir zaman sonra o ses yine gelir.
Konu mühimse bazen o ses ısrar eder.
Bazen bu sesler beş duyu ile birleşir.
Bazen gözümün önüne geldi deriz,
Bazen koku, bazen tat, bazen bir his …
Eğer bu hislerine değer verir onları değerlendirebilirsen çok yol arşınlarsın.
Bir de bakarsın kısıtlı iradenle aşamadığın haller çoktan çözüm olmuş kanatlanmış uçmuş ….
 
Sevgiler,
Demet Yıldırım