Annesizlik ve Kontrol Mekanizması

Annesizlik ve Kontrol Mekanizması
Annemiz… Bize hayat veren, canından can var eden en büyük kutsal varlığımız !
Her bireyin annesi ile ilişkisi oldukça farklı. Kimisi annesini henüz doğum anında kaybederken kimisi de annesi ile kuramadığı sevgi ile örülü bağı başka düzeyde aramakta … Kimisi yaşı kaç olursa olsun anne bağımlılığı (sembiyoz ilişki) yaşarken kimisi de anne sevgisini doya doya tatmakta …
Bu yazıda annesizliği küçük yüreğinde taşıyanlara yer vermek istedim. Annesi ile hiç tanışamayan yada erken yaşta ayrılanlara …
Yine bir seans hikayesi. Danışanım 45 yaşında ve uyku uyuyamıyor. İlk 3 saatten sonra kısa aralıklarla sık sık uyanıyor.
Ne zaman başladı diyorum, bilmiyorum kendimi bildim bileli böyle diyor. Deliksiz uyku nedir ömrümde tatmadım … Çocukken ilk iki yıl kreşe gitmek için hep çok erken uyanmış, tek hatırladığı bu.
Sorular soruyorum, hisleri ile uzun süre bağlantı kuramıyor. Sonra birden kendi kendine en büyük yarasını anlatıyor.

“Tabi benim en büyük problemim hep içime atmak olmuştur.

Güçlü görünmek önemlidir ya hani.

Benim doğum günümden bir gün sonrası annemin ölüm yıldönümü.

İçimde hep yaradır… “

Tamam, şimdi tamam !
Annemiz çocukluğumuzun ilk yıllarında bizim için kimdir ?
Bizi koruyan kollayan, güvende hissetiğimiz merkez. Her türlü ihtiyacımızı gideren ilk başvurduğumuz kişi.
Anne yoksa sıkıntımızı kime yanalım ? Bizi kim dinler ve anlar ? Ve çözümü için bu dünyayı karşısına alır ?
Kime göz yaşları içinde ağlayalım? Teslim olalım ?
Teslim olmak … Uyku teslimiyettir.
Anne yoksa dünya güven dolu bir yer değildir ve uykular hiç sebebini bilmeden bölünür gider …
Sonunda danışanım onu uyutmayan meselenin annesizliğin otokontrolü olduğunu anlamıştı.
Geceleri onun için uyanan biri yoktu. Çok erken yaşlarda güçlü bir uyanma mekanizması geliştirmişti.
Mesela uyku esnasında her sağdan sola dönüşünde uyanıyordu.
Ama kimin aklına gelirdi ki uyuyamıyorum çünkü annem yok demek … Yaş 45 zaten …
Sonra yazı için seçtiğim görseldeki gibi annesinin aslında onu terketmediği, ihtiyaç anında farklı düzeyde de olsa yanında olduğu, onu hala koruyan bir melek gibi etrafında olduğuna dair bir boyut ve farkındalık açtık.
Akciğerlerinin arkasından yoğun enerji boşalıyordu (hüzün…)
Teslimiyet ruh hali ile seansı sonlandırdık.
Yani annesiz büyüdü iseniz uykusuzluk çekmek olmasa bile farklı korunma ve otokontrol mekanizmaları geliştirmiş olabilirsiniz. Kalbiniz ve akciğerleriniz farkında olmasanız bile hüzün ve buruklukla kaplı olabilir.
Çocukluğumdan beri – kendimi bildim bileli – böyleyim dediğiniz anormallikler ip ucunuz olsun.
Sevgiyle ve anne sıcaklığıyla kalın,
Demet Yıldırım
Temmuz 2017 Bodrum…